1. Karşıt Sinema Manifestosu (Kısa metin)

    Biz 20’li yaşlarda, daha uzunca yıllar sinema pratiği ve teorisi ile ilgilenecek olan gençleriz. Bu yüzden Sinema yapmaya devam edebilmek için öncelikle önümüzdeki uzunca yolu temizlemek ve bir farkındalık yaratmak gerektiğini düşünüyoruz.

    Türkiye Sineması’nda kullanılan minimal ve gerçekçi yapı tıkanmıştır. Sinema özgün ve yenilikçi olmaktan uzak; taşra bunalımı, çevre/aile ikilemi, yabancılaşma ve aidiyet gibi kavramlar arasında sıkışmış, dolayısıyla yaratıcılıkla yakından uzaktan ilgisi olmayan, festival ve ödül odaklı uyuşturucu bir mekanizma haline getirilmiştir. Sinemanın; sinemacıların, yapımcıların, dağıtımcıların, akademisyenlerin ve festivallerin birbirlerinin sırtlarını sıvazladıkları bu rant denizinde kaybolmasına izin vermeyeceğiz. Sanat sineması kisvesi altında teknik ve teorik yetersizliklerin örtbas edildiği sinemanın samimiyetini sorguluyoruz. Sinemanın samimiyetine inanmayan seyirci için sinema sektörü açık bir pazar; filmler, yeniden ve yeniden okunabilecek birer değer olmak yerine tüketilip atılan dönemlik ürünler haline gelmiştir. Yani sinema, ülkenin sosyo-ekonomik şartlarına uydurulmuş bir ürüne, sinemacı ise ürününü pazarlayan bir tüccara dönüşmüştür.

    Karşıt Sinema Manifestosu yazarları ve destekçileri olarak, sinemayı içine atıldığı bu bataklıktan kurtarmak için sinemanın olmazsa olmaz teamüllerini yineleme ihtiyacı duyuyor ve bu yola girdiğimizi resmen ilan ediyoruz.

    ·       Sinema biriciktir.

    ·       Sinemada teknik yahut teorik eksikliklerden kaynaklanan alternatifler kullanılamaz.

    ·       Sinema samimi olmalıdır.

    ·       Buluntu dünyalarda kurmaca karakterler yaşayamaz.

    ·       Sinema; olaylar içerisinde savrulan, temelsiz karakterler silsilesi değildir.

    ·       Sinema canlandırma demek değildir. Sinema kavramlar temsilidir.

    ·       Her kavram yönetmenin kendi iç ve dış dinamiği doğrultusunda kendince temsil edilmelidir.

    ·       Sinema, insanlara birkaç tekil olay göstererek misyonunu tamamlamış sayılamaz.

    ·       Sinema, olabildiğince geniş bir perspektif ve yorumlayabilme ihtimali sunmalıdır.

    ·       Yönetmen gerçekleştiren/gerçek yapandır.

    ·       Yönetmen, kavramları temsil etmek üzere karakterleri ve olayları yeniden kurgulayandır.

    ·       Yönetmen gerçeği mekanik bir şekilde yeniden üreten değildir.

    ·       Yönetmen karakterle birlikte onların dünyalarını da yaratmalıdır.

    ·       Herhangi bir otorite, festival, ödül yahut kalıp kaygısı olan kişiye yönetmen, ortaya çıkardığı ürüne de sinema denilemez.